Mevzuat Haberleri

maliyeGüncel MEVZUAT İLE İLGİLİ HABERLER

29 Ağustos’ta Gelir İdaresi Başkanlığı, internet sitesinde e-Fatura Başvurusu ve Ba-Bs formları için kontrol modülü eklenmesine ilişkin 2 adet duyuru yayımladı. 2 Eylül 2013 Pazartesi gününün e-faturaya başvuru için son gün olduğu hatırlatılıyor.Fiilen e-fatura uygulamasına geçiş tarihi ise en son 31.12.2013.

Ba-Bs bildirim formları için 01.09.2013 tarihi itibariyle e-beyanname sistemine kontrol modülü eklenerek program değişikliği yapılacak. Bu değişiklik sonucunda bildirim formlarında mal veya hizmet alış/satışı yapılan mükelleflere ait vergi kimlik/T.C. Kimlik numaralarının hatalı yazılması ve Ba bildirim formlarında geçmiş dönemlerde terk etmiş (faaliyeti sona ermiş) mükelleflerden alım yapıldığının bildirilmesi durumlarında, bildirimler mükelleflerce onaylanmadan önce kendilerine e-beyanname sistemi içerisinde uyarı mesajı gönderilecek.

Mükelleflerin, uyarı mesajı çıkması halinde bunu dikkatli bir şekilde kontrol etmeleri, mesajlardaki uyarılar doğrultusunda bildirimlerini tekrar düzenleyerek, onaylamak suretiyle göndermeleri gerekiyor.

21 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı BİREYSEL KATILIM YATIRIMCISI İNDİRİMİ HAKKINDA TEBLİĞ’i yayımladı. Tebliğ ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 82 nci maddede düzenlenen bireysel katılım yatırımcısı indirimi uygulamasına ilişkin açıklamalar yapılıyor.

21 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK yayımlandı. Yönetmeliğin Sigortalı sayılanlar, Sigortalı sayılmayanlar , Sigortalıların kamu idareleri ile bankalarca bildirilmesi, Sigortalı işten ayrılış bildirgesi, İşyeri bildirgesi, İşyeri sicil numarası, İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Tanımı, Kapsamı, Bildirilmesi ve Soruşturulması, Borçlanmaya ilişkin süreler, Aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve saklanması, İşyeri kayıtlarının ibrazı, Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş Olup Olmadığına İlişkin Araştırma ve Re’sen Yapılacak İşlemlerine ilişkin bölümlerinde ve diğer bazı bölümlerinde değişiklik yapıldı.

08 Eylül 2013 tarihli Resmi Gazete’de PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK yapıldı.

21 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumun tarafından İNTERNET ALAN ADLARI UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM MEKANİZMASI TEBLİĞİ yayımlandı. Tebliğ “.tr” uzantılı internet alan adları ile ilgili uyuşmazlık çözüm mekanizmasının işletilmesini, uyuşmazlık çözüm hizmet sağlayıcıların belirlenmesini ve yükümlülüklerini kapsıyor.

29 Ağustos’ta İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ ÇALIŞAN TEMSİLCİSİNİN NİTELİKLERİ VE SEÇİLME USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ yayımlandı.

23 Ağustos’ta GEÇİCİ VEYA BELİRLİ SÜRELİ İŞLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete’de yayımlandı.

22 Ağustos’ta İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında ÇALIŞANLARIN TİTREŞİMLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK yayımlandı.

Meslek odalarından geldiklerini söyleyen dolandırıcıların esnaftan sahte makbuzla bağış altında milyonlarca lira vurgun yaptığı ortaya çıktı. Dernek ve oda başkanları bu vurgunculara karşı vatandaşın uyanık olması gerektiğini söyledi. Üyelik ve aidat ödeme zorunluluğu bulunan oda ve bazı dernekler dolandırıcılara yeni iş kapısı oldu. Aidatlarını ödemediklerinde haciz şoku dahi yaşayan esnafın bu durumundan faydalanan bazı fırsatçıların, sahte Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası (TESK), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Türkiye Eczacılar Birliği makbuzları ile ‘adres güncellemesi’ veya ‘dernek için bağış’ adı altında vatandaştan 50 ila 100 lira arasında para aldıkları ortaya çıktı. Dolandırıcılık yöntemi İTO’ya gelen şikayetler üzerine ortaya çıktı. Eminönü’nde esnaflık yapan Remzi Candan dernek bağışı için dükkanına gelen dolandırıcıları fark ederek şikayet ettiğini söyledi. Candan “Ellerinde çanta ve makbuz olan 2 düzgün giyimli adam TESK için bağış topladıklarını söylediler. Makbuzlar orijinal gibi duruyordu. TESK’i aradım ve böyle bir durum olmadığını söylediler” dedi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar esnafı konuyla ilgili uyardı. İTO Başkanı İbrahim Çağlar “TESK ve eski İTO logolarının yer aldığı bazı belgeler piyasada dolaşıyor. ‘Adres güncellemesi’ adı altında esnaftan 80 lira tahsilat yapıldığını öğrendik. Vatandaşımız ve esnafımız bu tür sahtekârlıklara gelmesin” diye konuştu.TESK Başkanı Bendevi Palandöken de meslek odalarının makbuz yöntemi ile para toplamadıklarını belirterek “Esnafın uyanık olması lazım. Bu yolla milyonlarca lira vurgun yapılıyor” diye konuştu.

Sosyal Güvenlik Denetmenleri’nin 1 yıllık soruşturma ve araştırmaları sonucunda, binlerce vatandaşın gerçekte herhangi bir işyerinde çalışmadığı halde sahte sigortalı bildirildiği saptandı.Yasa dışı şebeke, 100-300 TL ücret karşılığı vatandaşları paravan işyerlerinden ‘sahte sigortalı’ bildiriyor, ancak bu işyerleri SGK’ya tek kuruş ödeme yapmıyordu. Denetimlerin ardından bin 550 kişinin sigortası iptal edildi. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Güvenlik Kurumu Denetmenleri, Pendik merkezli olmak üzere Tuzla, Kartal, Maltepe’de yaklaşık bir yıl süren soruşturma ve araştırmalar sonucunda yaptıkları denetimlerde; insanları dolandırarak paravan şirketler üzerinden sigortalı gösteren şebekeyi çökertti.Yapılan soruşturma sonucunda bu şekilde sigortalı bildirilen binlerce kişinin gerçekte herhangi bir işyerinde çalışmadığı halde sahte sigortalı bildirildiği belirlendi. Tek kuruş ödeme yapılmamasına rağmen kişiler ve yakınları sağlık yardımlarını devlete fatura ettikleri, emeklilik için gün kazandıkları ve onlarcasının emekli olduğu, devletten işsizlik maaşı, geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası) aldıkları, bankalardan kredi çektikleri, eş tayini için gerekli sigorta gününü doldurdukları ve sigorta başlangıcı elde ettikleri tespit edildi.Sahte sigorta çarkı şöyle işliyor: Her hangi bir çalışması olmayan sigortasız kimseler genellikle berberlerde, çay ocaklarında, kahvehanelerde tanıştığı ve bu işten haksız menfaat sağlayan kişilerin ellerine düşüyor. Bu simsarlar kişi başı 100-300 TL arasında paralar karşılığında vatandaşları paravan işyerlerinden ‘sahte sigortalı’ bildiriyor, ancak bu işyerleri SGK’ya tek kuruş ödeme yapmıyor. Ancak bu şekilde sahte işyerlerinin tespit edilmesinden sonra sahte sigorta sahibi için asıl mağduriyet başlıyor. Tespit edilen işyerlerinden sigortalı bildirilen vatandaşların sigorta günleri iptal edilirken, kendisinin ve üzerinden sağlıktan faydalanan aile üyelerinin devlete fatura ettiği tüm sağlık harcamaları, bu şekilde emekli olmuşsa bile aldığı emekli maaşları ve aldıkları tüm ödenekler yasal faizi ile tahsil ediliyor. İncelemelerde, paravan oldukları tespit edilen işyerleri arasında bağlantı olduğu, bildirimi yapılan sigortalarının sık sık diğer paravan şirketlerden de bildirimlerinin yapıldığı, bazı sigortalıların iyice abartılarak birden çok şirkette sigortalı olarak gösterildikleri tespit edildi. 5-10 metrekarelik alanda faaliyet gösteren nalbur, berber gibi işyerlerinden bile yüzlerce kişinin sigortalı gösterildi tespit edildi. Sahte sigortalı yapılan vatandaşların birçoğu bu durumun suç olduğunu bilmiyor. Oysa, bu şekilde sigortalı bildirilen kişiler; Türk Ceza Kanunu’nun kamu güvenine karşı işlenen suçlar (204, 206 ve 207. madde, resmi ve özel belgede sahtecilik suçları ile 220.madde) kapsamında değerlendiriliyor. Cumhuriyet Savcılığı tarafından haklarında ‘Kamuyu zarara uğratmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Resmi evrakta sahtecilik’ suçlaması ile dava açılıyor ve yargılanıyorlar. SGK yetkilileri, söz konusu duruma haiz kimselere böyle yapacaklarına, ilgili kanunun kendilerine bir hak olarak sağladığı; ‘isteğe bağlı sigortalı’ olmalarını tavsiye ederek, bu işlerden haksız menfaat sağlayan kişilerden uzak durmalarını salık veriyor.

Hükümetin yurtdışındaki Türklere ait paraların ülkeye gelmesi ve ekonomiye kazandırılması için fırsat olarak sunduğu varlık barışı dolandırıcılara da yöntem oldu. Varlık barışı kurnazları genellikle önce vergi dairesine gidiyor yurtdışından hayli yüklü miktarda para getireceğine yönelik beyanda bulunuyor. Maliye’den üzerinde beyan ettiği tutarında bulunduğu resmi tahakkuk belgesini alan dolandırıcılar daha sonra kurban avına çıkıyor. Yurtdışında yüklü miktarda parası bulunduğuna kurbanını ikna etmeye çalışan dolandırıcıların en büyük silahı ise Maliye’den aldıkları tahakkuk belgesi oluyor. Parayı yurtdışından getirmek için vergi ve benzeri masrafları olduğuna dikkat çeken dolandırıcılar kurban olarak seçtikleri kişilerden daha sonra misliyle iade edecekleri vaadiyle onbinlerce lira sözde borç para alıyor. Daha sonra bu para ile ortadan kayboluyorlar. Vergi barışı kurnazlarının yurtdışında yerleşik Türkler arasından veya bizzat Türkiye’den çıktığı da iddialar arasında.Konuyla ilgili şikayetler Maliye’ye de ulaşmış durumda. Dolandırıcılara karşı vatandaşların dikkatli olmasını isteyen Maliye yetkilileri, varlık barışından yararlanıp borç para isteyenlere inanılmamasını istedi. Geçmiş varlık barışlarında bazı kişilerin vergi dairesine başvurup ardından vatandaşlara giderek, “Benim yurtdışında param var ancak yurtiçinde param olmadığı için getiremiyorum” diyerek, borç para istediği hatta Maliye Bakanlığı bürokratlarından bile borç para istediği kulislerde yayılmıştı. Bu kişiler arasında en bilineni de Ali Türkan olmuştu. Ali Türkan 5.2 milyar lira beyan etmiş ancak sonradan para getirilmemişti. Ali Türkan ödemesi gereken 104 milyon liralık vergiyi de ödememiş vergi yüzsüzü listesine alınmış, sonra da ‘tahsili mümkün olmayan’ bir kalem olarak tanımlanmıştı. Yine bir meçhul zengin de 7.1 milyar liralık beyanda bulunmuş, ancak bu parayı getirmemişti.Bu yıl çıkarılan varlık barışı kapsamında 50 milyar liralık beyan yapıldı. Ancak beyanda bulunan kişiler içinde de Maliye’nin tespit ettiği ‘meçhul’ kişilerin bulunduğu belirtiliyor. Bu kişiler vergi dairesine gidip ‘yurtdışında param var’ diye beyanda bulunuyor ve ödemesi gereken yüzde 2’lik vergiye ilişkin belgeyi (tahakkuk fişi) alıyor. Daha sonra bu belgeyi dolandıcılıkta kullanıyor.Maliye’ye mal varlığı olmayan biri başvuduğu için tahakkuk edilen vergi tahsil edilemiyor. Bunun için her hangi bir hapis cezası da söz konusu değil.İlk varlık barışı 2008 yılında, 2009 yılında da ikinci varlık barışı çıkarıldı. Bu dönemdeki varlık barışında 27.8 milyar lira yurtdışından, 20.4 milyar lira da yurtiçinden olmak üzere toplam 48.2 milyar liralık beyanda bulunulmuştu. Bu beyanlar için 1.6 milyar liralık vergi tahakkuk etmişti. Ancak beyan edilen varlıklar için 1 milyar 69 milyon liralık vergi ödenmişti. Yani yaklaşık 600 milyon civarında vergi tahsil edilmemişti. Yurtiçi varlıklar yüzde 5, yurtdışı varlıklar ise yüzde 2 vergi ödemesi gerektiği için getirilmeyen varlıkların tam olarak ne kadar olduğu konusunda ancak tahmin yapılabiliyor. Bunun da 15-20 milyar lira aralığında olabileceği ifade ediliyor. Bu durumda en iyi ihtimalle gelen paranın 28 milyar lira olduğu tahmin ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir