Archive for Özelgeler

Bazı Alacakların 6552 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılandırılması

maliye

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı : 87893753-010.06.01[36-06]-11294

Tarih: 11/02/2015

Konu : 6552 Sayılı Kanun İç Genelgesi

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA
YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE
(Seri No: 2015/1)
…………….. VALİLİĞİNE
(Defterdarlık:Gelir Müdürlüğü)

…………….. VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Bilindiği üzere, 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 73 üncü maddesinin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yayımlanan 1 Seri No.lu Bazı Alacakların 6552 Sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Yapılandırılmasına Dair Genel Tebliğin “I/B-1. BAŞVURU SÜRESİ VE ŞEKLİ” başlıklı bölümünde, vergi dairelerine olan borçları için madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan başvurabilecekleri gibi posta yoluyla veya Başkanlığımız internet adresi üzerinden başvuruda bulunabilecekleri; birden fazla vergi dairesine olan borçlar için Kanundan yararlanma talebinde bulunulması halinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurulması gerektiği düzenlenmiştir.

Ancak, Başkanlığımıza intikal eden olaylardan;

1- Birden fazla vergi dairesine borcu olan mükelleflerden bazılarının, 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak üzere sadece bir vergi dairesine yazılı olarak müracaatta bulundukları, diğer vergi dairelerine yazılı olarak müracaatta bulunmadıkları veya başvurularını borçlu oldukları vergi daireleri dışındaki vergi dairelerine yapmaları nedeniyle Kanunun 73 üncü maddesinin getirdiği imkanlardan yararlanamadıkları, Read more

Tecil ve Taksitlendirme iç genelgesi

TAHSİLAT İÇ GENELGESİ

SERİ NO:2014/1

… VALİLİĞİNE

(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

……..VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Sayı: 65472180-110[6402-103]-27350

Tarih: 10/03/2014

Konu: Tecil ve Taksitlendirme

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine ilişkin açıklamalar Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinin Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün “I.Tecil” alt başlıklı bölümünde yapılmıştır.

Bu İç Genelgede anılan maddeye istinaden tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan borçluların bu taleplerinin süratle incelenerek karara bağlanması ve kamu alacaklarının daha etkin bir şekilde tahsil edilmesi amacıyla tecil ve taksitlendirme işlemlerinde uyulması gereken usul ve esaslar açıklanmıştır.

Buna göre, İlinize tanınan tecil ve taksitlendirme yetkisinin kullanılmasında 10/03/2014 tarihinden itibaren aşağıda belirtilen usul ve esaslara uyulması gerekmektedir. Read more

Serbest Bölgelerde İstisna Kapsamındaki faaliyetler

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı: B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 88-1388

Konu: Serbest bölgede istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların gelir vergisi matrahının tespitinde diğer kazançlardan indirilip indirilemeyeceği hk.

24.08.2011

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzdan, serbest bölgede istisna kapsamındaki faaliyetlerinizden doğan zararlarınızın ticari kazanç, gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradı kazançlarınızdan mahsubu konusunda Başkanlığımızın görüşünü sorduğunuz anlaşılmış olup, konu ile ilgili Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.

321B sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 3’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında, “Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

a) Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlar gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15’inci ve 30’uncu maddeleri uyarınca yapılacak tevkifata etkisi yoktur. ”

hükmü yer almaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 85’inci maddesinde mükelleflerin, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verecekleri ve bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un 88’inci maddesinde gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararların (80’inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edileceği belirtilerek, bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmının, müteakip yılların gelirinden indirileceği, arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesinin müteakip yıllara naklolunamayacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Eki”nin “Tablo-3 İstisna Edilen Kazançlara İlişkin Bildirim” başlıklı kısmında yer verilen istisna kazançların “Yıllık Gelir Vergisi Beyanname” si ile ilişkilendirilmesi söz konusu olmadığı gibi, istisna kapsamına giren faaliyetlerden doğan zararların da diğer kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlardan mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla kollektif şirket ortağı sıfatıyla serbest bölgede istisna kapsamına giren faaliyetlerinizden doğan zararları, diğer faaliyetlerinizden elde ettiğiniz kazançlarınızdan indirmeniz mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Şirketin Yabancı Ortağınının Faizsiz Olarak Kaynak Aktarması Vergilendirme

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

Sayı : B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-1-2010-14001-37-465

07/04/2012

Konu: Şirketin, yabancı ortağından temin ettiği kaynağı kendisinin ve iştiraki bulunduğu şirketlere faizsiz olarak kullandırmasının vergisel açıdan durumu;

İlgide kayıtlı dilekçenizde şirketiniz sermayesinin, …’a ait olduğu, diğer taraftan da şirketinizin … ve …’nin sermayelerinin %99.9’una sahip olduğu, halen yatırım aşamasında olmanız nedeniyle gelir getirici herhangi bir faaliyetinizin olmadığını ancak 2008 yılından bu yana ortaklarınız … ve …’den kaynak kullanmakta olduğunuzu ve kararlaştırılan faiz oranı ile hesaplanan faiz tutarının ortaklarınıza ödendiğini, diğer yandan da … ve …’ye faiz hesaplanmak koşuluyla kaynak aktardığınızı, ancak 2009 yılından sonra …’nin tek taraflı olarak aldığı bir kararla şirketinize kullandırdığı ve kullandıracağı krediler için 2010 yılı başından itibaren faiz almayacağını belirterek, Hollanda mukimi ortağınız …’den 2010 yılından itibaren faizsiz kredi (karşılıksız kaynak transferi) kullanılacak olmasının vergisel açıdan durumu, kredinin ….’den faizsiz alınmasına rağmen sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı ve faizsiz kredi kullanılması halinde karşılıksız kullanılan kaynakların bir kısmının veya tamamının … ve …’ye faizsiz kullandırılmasının mümkün olup olmayacağı hakkında görüş talep edilmektedir. Read more